• * Lütfen en az 5 karakter kullanınız.
  • * En az 8 karakter olmalıdır.
  • Lütfen kullanıcı adı ya da e-posta adresinizi girin. Yeni parola oluşturabilmeniz için e-posta yoluyla bir bağlantı alacaksınız.

Bel ağrınız dinlenme ile geçmiyorsa bunları yapın!

Bel ağrınız dinlenme ile geçmiyorsa bunları yapın!
  • 1 Star

Toplumda en sık görülen rahatsızlıklardan biri olan bel fıtığı, dayanılmaz ağrılar ve hareket kabiliyetine getirdiği sınırlamalar sebebiyle kişiyi jurnal yaşamın içine hapsedebiliyor.

Bu rahatsızlık günümüzde çağdaş yöntemlerle tedavi edilebilirken, kulaktan dolma bilgiler ciddi sağlık durumu sorunlarının kapısını aralıyor. Memorial Hizmet Hastanesi Beyin ve Sinir Cerrahisi Bölümü’nden Op. Dr. Mehmet Tönge, bel fıtığı ve çare yöntemleri hakkında veri verdi.

Omurgadaki her ağrı bel fıtığı değildir

Şahısların kalıtımsal yapısı, kilosu, mesleği, yaşam tarzı, alışkanlıkları ve kazalar omurga rahatsızlıklarında manâlı rol oynar. Hem aşırı kilo, ağır tartma kaldırma, ani ve ters hareketler diskin yer değiştirmesine ve sinirlere zorlama yaparak fıtıklaşmaya niçin olabilir.

Omurgadaki diskler de, yaşla birlikte zaman içinde yıpranabilir. Belde ve ayaklarda sızı ve duyumsuzlaşma ile birlikte ağrılı bölgede güç kaybı gelişebilir. Omurga eklemlerinde meydana gelen her sızı ya da uyuşturma bel fıtığı değildir.

Süre kaybı ve yanlış çare felç edebilir

Hastanın öyküsü ve fizik muayenenin önemi koskocoman olsa da dürüst teşhis ve çare için doktor zorunlu gördüğü takdirde MR çektirilmesi gerekir. MR, fıtık ile aynı şikayetleri oluşturabilecek kist, kireçlenme, kemik erimesine bağlı omurga kırıkları, omurilik ve kemik tümörü gibi hastalıklar hakkında da bilgi verir.

Bir an önce tanı konmalıdır, çünkü sızı ve zorlama kaybı uzun sürerse sıkışan asap görevini yapamaz hale kazanç, ilgili adalelerde felç başlayarak, yürüme güçlüğü ve dengesizlik oluşabilir. Sızı önemsenmez ya da hatalı tedavilerle zaman kaybedilirse önce ağrının olduğu adale grubunda kuvvette azalma, ardından bütün felç gelişebilir.

Bunlara uyarı edin!

· Pozitif kilolar verilmeli, sigaradan uzakta durulmalı, uyumlu ve bilinçli egzersiz yapılmalı

· Ağır önem kaldırmaktan kaçınmalı

· Sert veya tahta zemine yatılmamalı, ortopedik yataklar tercih edilmeli

· Bel çektirmek, kupa sürüklemek gibi yetkisiz kişilerce yapılan bilinçsiz uygulamalardan kaçınmalı

· Sızı, duyu yitimi ve güç kaybı var ve yatak istirahati ile de geçmiyorsa süre kaybetmeden beyin cerrahına başvurmalı

Mikrocerrahi tekniğiyle hastalar ameliyattan 1 gün sonradan evinde

Bel fıtığında asap hasarı yokken yatak istirahati, sızı kesiciler ve fizik tedavi önerilirken, ileri vakalarda yani asap tahribatının pozitif olduğu durumlarda cerrahi operasyon seçim edilir. Bel fıtığı tedavisinde “mikrocerrahi tekniği” uygulanır.

Mikrocerrahi yönteminde, doğal doku planlarına bahşedilen zarar asgariye indirgenerek disk mesafesine girilir; omurilik ve sinir dokuları rahatlatılır. Omurganın tartı taşıyabilme ve hareket edebilme gücü bozulmadığı için hasta ameliyattan 12 saat sonradan yürütülmeye başlanabilir ve genel olarak ertesi gün hastaneden taburcu edilebilir. Kişiler kısa sürede eski yaşantısına kavuşabilmektedir, hatta ameliyat olduğu gün uçakla, ameliyattan bir gün sonra arabayla ya da otobüsle uzun yolculuğa çıkabilmektedir.

Bir hafta ardından jurnal yaşama kısmen dönüş sağlanabilmekte, hatta iki hafta sonradan işine dönebilmekte ve otomobil kullanılabilmektedir. Ameliyat sonrası hastaların hekim kontrolünde spor yapmaları, ağır tartma kaldırmaktan, aralıksız oturmaktan ve kesintisiz egzersiz yapmaktan kaçınmaları gerekmektedir.

Her işlemin bir riski var

Bel fıtığı ameliyatları günümüzde gelişen teknolojinin de etkisiyle yüksek konfor ile hastalara menfaat sağlasa da, tıpta her tedavide olduğu gibi bu ameliyatta da bazı riskler olabilmektedir.

Başarılı bir ameliyata karşın hastaların fazla minik bir kısmında fıtık nüksedebilir veya fıtık her tarafta etmediği halde ağrılar, bacakta uyuşukluk veya zorlama kayıpları düzelmeyebilir. Hem her ameliyatta olduğu gibi fazla düşük olasılık de olsa enfeksiyon kapma, anesteziye tabi ek riskler ve kanama gibi riskler mevcuttur.

Ameliyattan sonra bacaklarda felç oluşma riski çok çok düşüktür. Toplamda bu ameliyatın günümüzdeki galibiyet oranı mikrocerrahi teknikler baştan sona %80’lerden %95’lere çıkmıştır.