• * Lütfen en az 5 karakter kullanınız.
  • * En az 8 karakter olmalıdır.
  • Lütfen kullanıcı adı ya da e-posta adresinizi girin. Yeni parola oluşturabilmeniz için e-posta yoluyla bir bağlantı alacaksınız.

Yeşil yapraklı sebzelerin faydaları nelerdir?

Yeşil yapraklı sebzelerin faydaları nelerdir?
  • 1 Star
Besin ve Perhiz Uzmanı Dilara İsmailoğlu, yeşil yapraklı sebzelerin yapılan çalışmalar sonucu ortaya meydana çıkan sıcacık kalmış çoğu önemli özelliğini anlattı.

Marul

Böbrek, kan ve karaciğeri temizler, idrar söktürür. Sinirleri yatıştırır, bilhassa akşam yemeğinde tüketimi gece iyi uyku verir. Şeker hastalarında şeker seviyesinin düşmesinde yardımcı olur. Adet dönemi sancılarını azaltmaktadır. Marul suyunun ise yüze sürülmesi sonucunda cildi güzelleştirdiği ve özellikle ergenlikte oluşan sivilceleri giderdiği gözlemlenmiştir.

35093_10.jpg

Maydanoz

Çoğu maydanoz çeşidi olmasına karşın en fazla tanıdık iki türü vardır. Bunlar düz ve kıvırcık yapraklı olanlardır. Düz yapraklı olan maydanozlar daha sivri ve kıvrımsız olup İtalyan maydanozu olarak da bilinmektedir. Bu türün sağlık yararları daha iyi bilinir ve tıbbi olarak kullanımı daha yaygındır. Her ne dek günümüzde ödem söktürücü olarak bilinse de maydanozun bilinmeyen çoğu özelliği mevcut;

İçerdiği C vitamini portakala oranla 3 kat daha fazladır. Dolayısıyla soğuk algınlığına karşı koruyucudur. A vitamini öncüsü olan beta-karoten içermesi sebebiyle ise maydanoz tüketiminin meme kanserini önleyici özelliği de mevcuttur. Tümörlerin önlenmesi için de yararlıdır. Bilhassa sütun ve serviks kanserine niçin olan anormal ve çabuk hücre bölünmesini önler. İçerdiği antioksidanlar ve flavonoidler de bitki örtüsü ve kanserin gelişiminin önlenmesinde yardımcıdır. Mesaneyi güçlendirir. Böbrek taşları oluşumunu önler. Kan şekerini olağan seviyede tutmaya tezgâhtar olur. Ahenkli tüketimi kan basıncını düşürmek için de faydalıdır ve yüksek tansiyona bağlı olabilecek hastalıkların riskini azaltır.
İçerdiği yüksek klorofil ile kanı artırıp oksijeni metabolize eder. Böbrek, karaciğer ve idrar yolunun temizlenmesinde katkıda bulunur. Bilhassa böbrekte artı su ve tuzun atılımını sağlar. Bunun sonucunda adet öncesi ve menopoz dönemlerinde vücutta biriken ödemi atmaya asistan olur.

Ara öğünlerde tercih edilebilecek bir tarif ayrıca de vücudunuza detoks etkisi bırakacaktır. Hazırlarken katı meyve sıkacağı kullanınız.
Su, Ispanak, Maydanoz, Kereviz sapı , Elma, Zencefil, Limon

35093_1.jpg

Dereotu

Son zamanlarda yapılan incelemeler dereotunun iştahı kapattığı yönündedir. Bu Nedenle daha sıcacık diyet yapmanıza muavin olmaktadır.
Kansere aleyhinde koruyucudur. Emziren bireylerde anne sütünü artırıcı özelliği mevcuttur. A, C ve E vitaminlerinden zengindir. Özellikle sigara dumanına maruz kalan sosyal içicilerde vücutta oluşan bir takım toksinlerin temizlenmesinde yardımcıdır. Mide ve bağırsak rahatsızlıklarını önlemede yardımcıdır. Metabolizmayı temizler ve vücuttaki toksinlerin atılmasını sağlar. Sancı ve krampları önler. Sinirleri yatıştırır ve stresi azaltır. İshale iyi gelir ve dispepsi sorununun çözümüne asistan olur. Anti-histaminik özelliği ile alerji, aksırık ve öksürüğe iyi gelmektedir. Hormonları düzenleyerek adet kanamalarını düzenler. İçerdiği yüksek kalsiyumla kemik ve diş sağlığında özellikle menopoz dönemindeki bayanlarda görülebilecek kemik kayıplarına karşı koruyucudur. Yapılan çalışmalarda düzenli tüketimi trigliserid düzeyini % 50, toplam kolesterolü ise % 20 oranında düşürdüğü kanıtlanmıştır. Yapılan çalışmalarda bazı mikropların gelişimini engellediği kanıtlanmıştır.
Yeniden yapılan çalışmalarda fazla mide asidi üretimini baskılayarak mide lezyonu (ülser vb) gelişimini önlediği kanıtlanmıştır.

1 avuç (ortalama 28 gram) taze dereotu;
12 kalori olup,
Günlük A vitamini ihtiyacının %43’ünü,
Jurnal C vitamini ihtiyacının %40‘ını karşılamaktadır.

35093_2.jpg

Roka

A, C ve K vitaminlerinden zengindir. Yüksek miktarda folat, kalsiyum ve demir içermektedir. Özellikle gebelik döneminde ön plana meydana çıkan folat, bebeğin nöral tüp defektleri denilen doğum kusurlarına karşısında koruyucudur. İçerdiği antioksidanlar sayesinde akciğer ve bağırsak kanserleri ilk olarak edinmek üzere çoğu kansere karşı koruyucudur. Ahenkli tüketimi K vitamini açısından çok önemlidir; bu sayede beyin hücrelerinde yaşla birlikte oluşan tahribatı en üye indirmektedir. Kış aylarında salgın hastalıklara karşı bağışıklığı desteklemek adına daha fazla roka tüketebilirsiniz.

100 gram çiğ roka;
25 kalori olup,
160 mg kalsiyum,
170 mg omega 3,
130 mg omega 6,
2,6 g protein içermektedir.
Jurnal K vitamini ihtiyacının tamamını,
Günlük folat ihtiyacının % 24‘ünü karşılamaktadır.

Rokayı yıkarken bol su kullanın. Iyice arındırmak için 1 kaseye su doldurun, yarım su bardağı sirke ekledikten sonradan 15-20 dakika suda bekletin.

35093_3.jpg

Ispanak

A, B6, C, E ve K vitaminleri, fosfor, potasyum, demir, bakır ve çinko açısından zengindir. Antioksidan vitaminler olarak kabul edilen A ve C vitaminlerini yüksek oranda içermesi nedeniyle kansere karşısında en önemli sebze haline gelen ıspanak, antioksidan sebzelerin başında gelmektedir. Özellikle prostat kanserine karşısında koruyucudur. Kalp rahatsızlığı olanlara haftada 1-2 fincan taze sıkılmış ıspanak suyu içmeleri önerilmektedir. Özellikle kalp adalelerini güçlendirmektedir. Mayasıl rahatsızlığına iyi gelmektedir. Karaciğeri, lenf bezlerini ve kan dolaşımını uyarmaktadır. Soğuk algınlığına aleyhinde koruyucudur.

100 gram haşlanmış ıspanak;
Jurnal A vitamini ihtiyacının yaklaşık 2 katını,
Günlük C vitamini ihtiyacının %16‘sını,
Günlük demir ihtiyacının %20’sini,
Jurnal kalsiyum ihtiyacının %14’ünü karşılamaktadır.

35093_4.jpg

Semizotu

Ispanakla aynı miktarda demir, sütün yarısı değin kalsiyum ve portakalın 1/3’ü dek C vitamini içermektedir.
Demir minerali, oksijenin vücutta taşınmasını sağlayan kırmızı kan hücrelerinin üretiminde kayda değer bir rol oynar. Demir eksikliği, halsizlik ilk olarak olmak üzere birçok sağlık durumu sorunlarına yol açabilmektedir. Ispanakla benzer oranda demir taşıyan semizotu demir eksikliğine karşı tüketilmesi gereken manâlı bir sebzedir. İdrar söktürücüdür. Yüksek oranda lif içermesi sebebiyle kabızlık çekenlere iyi gelmektedir. Kanamalı hastalıklara iyi gelmektedir. Kanı, üre vb maddelerden temizlemektedir. Asap krizleri ve beyin yorgunluğunu geçirmektedir. Böbrekteki kum ve taşı dökmektedir. Yapılan çalışmalarda gut hastalığına yardımcı etkisi olduğu kanıtlanmıştır.
Yüksek oranda omega 3, A ve C vitaminleri içermesi antioksidan özelliği ile kansere aleyhinde koruyucu olduğunu vurgulamaktadır. Tümör, hayvansal gıdalarda olduğu gibi kutup omega 3 içermezler oysa bitkilerde yer alan ALA (alpha-linolenic asit) vücudumuz kadar omega 3’e dönüştürülebiliyor.

Yalnızca balık ve balık yağında yer alan omega 3 yağ asidi olan EPA (eicosapentaenoic acid) içermektedir. Hem şeker hastalarında susuzluğu azalttığı ve kilo vermede tezgâhtar olduğu kanıtlanmıştır.

100 gram çiğ semizotu;
16 kalori olup,
300-400 mg ALA,
0,1 mg EPA,
93,9 gramı su içermektedir.
Jurnal A vitamini ihtiyacının %26’sını,
Günlük C vitamini ihtiyacının %35‘ini,
Jurnal demir ihtiyacının %11’ini,
Günlük kalsiyum ihtiyacının %7’sini karşılamaktadır.

35093_5.jpg

Tere

Ahenkli olarak her sabahleyin tüketilmesi zayıflamada manâlı bir yere sahiptir.

1 çay kaşığı tere tohumu ile 1 tatlı kaşığı bal karıştırılır. Sabahları kahvaltıdan önce tüketilmesi, üzerine 1 kadeh sıcak su içilmesi metabolizmayı hızlandırıp kilo vermenize muavin olmaktadır.

Adaleli antioksidan özelliği ile kansere karşısında koruyucudur. Kansızlığa iyi gelmektedir. Bilhassa kış aylarında beden direncini artırmaktadır.
Karaciğeri, bronşları ve böbrekleri çalıştırıcı ve idrar söktürücüdür. Sigaranın zararlarını azaltır, sigara içenlerin mutlaka tüketmesi gereken bir sebzedir. Kan şekerini düşürür. Mideyi çalıştırıp hazmı kolaylaştırır. İştahsızlığa iyi gelir. Sinirleri dinlendirmektedir. Bağırsaktaki dağıtılmış solucanları döktüğü de son zamanlarda yapılan incelemeler sonucunda vurgulanmıştır. Pozitif miktarda tüketiminin zararlı olduğu da unutulmaması gereken bilgiler arasındadır.

35093_6.jpg

Lahana

Eski zamanlarda doğal hap olarak kullanılan lahananın faydaları günümüzde insan sağlığı açısından manâlı bir yere sahiptir. Kabızlığın giderilmesine yardımcıdır. Kansere aleyhinde koruyucudur. (Bilhassa sütun kanserine karşı koruyucudur.) Arsenik, kükürt içermesi kanı temizleyici ve cildi güzelleştirici özelliğini ortaya çıkarmaktadır. Sarılık ve safra kesesi hastalıklarına iyi gelmektedir. Astım ve romatizmaya faydalıdır. Potasyum, sodyum, fosfor, B1 ve c vitaminleri açısından varlıklı bir sebzedir. B1 vitamini içermesi beyin hücrelerini olumlu yönde etkilemektedir. Karoser direncini yükselterek bağışıklık sistemini güçlendirmektedir. Kandaki şeker miktarının azaltması özelliğinden nedeniyle şeker hastalarına önerilmektedir.

100 gram çiğ lahana;
24 kalori olup,
%90’ını su oluşturmaktadır.

35093_7.jpg

Pırasa

Antioksidan özelliği ile kansere karşısında koruyucudur. K, A, C, B6 vitamini, manganez ve demir mineralleri bakımından zengin olan pırasa vücudumuza enerji sağlamakta, kemik ve doku gelişimine katkıda bulunmaktadır. Bağışıklığı güçlendirir. Kemik sağlığı ve kan akışının düzenlenmesinde manâlı bir rol oynayan K vitamini pırasada çokça bulunmaktadır. K vitamini, kemik sağlığı için kritik bir öneme sahip olan “osteocalcin” adlı proteini aktive eder. Deri hastalıkları ve damar sertliği için fazla faydalıdır. Mide-bağırsak hastalıklarına faydası epeyce yüksek olup; hemoroidi olanları rahatlatmakta ve kabızlığı önlemektedir. Böbrekleri çalıştırıp bol idrar söktürmekte, vücutta birikmiş üre vb maddelerin atılımını sağlamaktadır. İlerleyen yaşa tabi olan katarakt riskini eksilmek için tüketilmelidir. Yüksek miktarda folik asit içermesi sebebiyle de özellikle gebelerin tüketmesi önerilmektedir. Hem soğan veya sarımsak yemeyi sevmiyorsanız aynı aileden olan pırasayı bunlara alternatif olarak tüketebilirsiniz.

100 gram ham pırasa;
54 kalori olup,
88.1 mg omega 3,
59.6 mg omega 6 içermektedir.
Günlük K vitamini ihtiyacının yarısını karşılamaktadır.

35093_8.jpg

Nane

A, B1, B2, B3 ve C vitaminlerini içermektedir. Antioksidan özelliğinden nedeniyle kansere aleyhinde koruyucudur. Sinirleri yatıştırır ve vücuda refah verir. Strese ve baş ağrısına iyi gelmektedir. Spazm ve kalp çarpıntısı riskini azaltır. Ateşi düşürür. Sindirim sistemi ve mide için fazla faydalıdır; sindirimi kolaylaştırır ve gaz söktürücüdür. Bağırsak kurtlarını düşürmeye tezgâhtar olmaktadır. Ülsere ve mide yanmasına iyi gelmektedir.
Kusmayı, mide bulantısını ve ağrısını önlemektedir. Grip, bronşit gibi soğuk algınlıklarında ve öksürükte faydalıdır. Diş ağrısını ve ağız kokusunu gidermektedir. Anne sütünü arttırmaktadır. Reflüsü olanların taze nane tüketmesi ve nane çayı içmeleri göğüste oluşacak yanma ve ağrıları artırabileceğinden nedeniyle önerilmez.

Nane Çayı Tarifi

Ilk Olarak taze nane yaprakları kurutulur. Kurutulan bu yapraklardan 2 çorba kaşığı dek alınır ve kaynamakta olan suyun içine eklenir. 15 dakika her tarafında kaynatıldıktan daha sonra içilir. İsteğe tarafından limon ile tatlandırılabilir.

35093_9.jpg